Gazeteabc/ Haber: Adiviye ElbaşOsmangazi Belediyesi tarafından Nisan ayı olağan meclis toplantısı belediye meclis toplantı salonunda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın başkanlığında düzenlendi.
Düzenlenen meclis toplantısında meclis gündem maddeleri öncesinde grup sözcülerine söz hakkı verildi. AK Parti Grup Sözcüsü: “İlk payitaht Uluşehir Bursa’mızın 700. yılı kutlu olsun. Beylikten cihan devletine uzanan bu kutlu yürüyüş; inanç, azim ve büyük bir medeniyet tasavvurunun eseridir. Ecdadımızın bizlere emanet ettiği bu kutlu mirası yarınlara taşımaya, birlik ve beraberlik içinde tüm gücümüzle devam edeceğiz. Sayın Başkanım, malumunuz önümüzde 1,5 ay kaldı ve Kurban Bayramı süreci başlamış bulunuyor. Osmangazi Belediyemizin kurban pazarıyla ilgili olarak bize ulaşan vatandaşlarımız oluyor. Bu alanın kiralanması ya da burada yer kiralamak isteyenler konusunda bir açıklama yaparmısınız?” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu 31 Mart Salı günü gözaltına alınan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tutuklanmasına tepki göstererek “Geçen hafta yine bir şafak operasyonuyla uyandık. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey, şafak operasyonuyla gözaltına alınmış, ardından tutuklanmıştır. Başkanımız Mustafa Bozbey, tam 2 yıl önce, 31 Mart’ta, 2 kişiden 1’inin yani 860.490 seçmenin oyunu alarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştur. Eğer aday olmamış ve seçilmemiş olsaydı, bunların hiçbiri başına gelmeyecekti. Çünkü 10 yıl önceki Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ait iddialarla suçlanmaktadır. Bu 10 yıllık sürenin 5 yılında zaten belediye başkanı değildir. Şimdi soruyoruz: Neden o dönemlerde bu yargılama yapılmadı? Neden bu süreçler işletilmedi? Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra yargılanması, halkın vicdanında kabul görmemiştir. Ayrıca halkın iradesi de yok sayılmıştır. Burada bir siyasi tartışma yapmak için değil, bir gerçeği Bursalı hemşehrilerimizle ve kamuoyuyla paylaşmak için konuşuyorum. 1 yılı aşkın süredir Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarına yönelik tutuklama kararları verilmektedir. Son olarak da Başkanımız Mustafa Bozbey hakkında verilen tutuklama kararı, yalnızca ilgili kişilerle sınırlı bir konu değildir.
Bu durum, halkın oylarıyla kazanılamayan başkanlıkların, meclis üye çoğunluğuyla elde edilmesi sonucunu doğurmaktadır. Şunu da ifade etmek isterim: Meclis çoğunluğu sayı olarak farklı olabilir; ancak oy oranına baktığımızda Cumhuriyet Halk Partisi, halkın iradesi açısından çoğunluktadır. Seçme ve seçilme hakkı, yerel demokrasinin temelidir. Bu hakka yönelik müdahaleler, millet iradesine vurulmuş bir darbedir. Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isteriz ki hukukun üstünlüğü hepimiz için vazgeçilmezdir. Hiç kimse hukukun üstünde değildir. Ancak hukuk, adalet duygusunu zedeleyecek şekilde siyasi tartışmaların gölgesinde uygulanıyorsa, burada hepimizin durup düşünmesi gerekir. Kimse “yargılama olmasın” demiyor; biz “tutuksuz yargılama” diyoruz. Yargı süreçleri tamamlanmadan verilen ağır tedbirler, kamu vicdanında telafisi zor yaralar açmaktadır. Tutuklama bir tedbirdir; ancak 10 yıl önceki iddialarla, üstelik mevcut göreviyle doğrudan ilgili olmayan konulardan tutuklu yargılama yapılması, milletin sandıkta tecelli eden iradesine müdahale olarak algılanmaktadır. Tutuklama gibi en ağır koruma tedbirinin istisnai olması gerekirken, adeta bir cezalandırma aracına dönüşmesi kabul edilemez. Ayrıca masumiyet karinesi, evrensel hukukun temel ilkelerindendir.
Son olarak şunu ifade etmek isterim: Demokrasi sadece sandık günü hatırlanacak bir kavram değildir. 1998 yılında, %25 oyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görevden ayrılması sonrasında yapılan seçimde, teamüller gereği halkın iradesi gözetilmiş ve Refah Partili Ali Müfit Gürtuna, mecliste azınlıkta olmasına rağmen başkan seçilmiştir. Yarın Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili seçimi yapılacaktır. Bu seçimde halkın iradesi yok mu sayılacaktır? Demokrasimiz daha ileri mi gidecek, yoksa geriye mi düşecektir? Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak; halkın iradesine, hukukun üstünlüğüne, adalet duygusuna ve demokratik değerlere sahip çıkmaya devam edeceğimizi ifade ediyoruz. Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey’in bir an önce görevine iade edilmesini ve tutuksuz yargılanmasını talep ediyoruz. Sayın Başkanım, bugün burada alacağımız kararların Bursa’mıza ve Osmangazi ilçemize hayırlı olmasını diliyor, grubumuz adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi Grup Sözcüsü: “Başbuğumuz merhum Alparslan Türkeş’in ebediyete irtihalinin üzerinden tam 29 yıl geçti. Kaynağını Türk-İslam ülküsünde bulan Türk milliyetçiligi davası, onun liderliğinde Milliyetçi Hareket Partisi çatısı altında siyasi bir çerçeveye kavuşmuş ve bugün de inanç ve kararlılıkla varlığını sürdürmektedir. Alparslan Türkeş, Türk milletinin birliğini, dirliğini ve bekasını her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmuştur. Hayalini kurduğu ve bizlere emanet ettiği Türk birliği ve Turan ülküsünün Allah’ın izniyle hayat bulacağına inanıyoruz. Çünkü büyük Türk milleti, geçmişinden aldığı güçle geleceğini inşa edecek iradeye sahiptir. Bu duygu ve düşüncelerle merhum Alparslan Türkeş’i saygı ve rahmetle anıyorum.
Dik Kaldırım Mahallesi 7. Değirmen Caddesi No: 7 adresinde bulunan, eski un değirmeni olarak bilinen metruk bina ve çevresiyle ilgili olarak bölgede yaşayan vatandaşlarımızın yoğun şikayetleri bulunmaktadır. Mevcut arazi içerisindeki bitkilerin yaydığı kokular ve kontrolsüz çoğalan haşereler nedeniyle durumun çevre ve toplum sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaştığı ifade edilmektedir. Konuyla ilgili olarak vatandaşlarımız adına ivedilikle gerekli işlemlerin yapılmasını arz ediyoruz.” dedi.
Grup sözcülerinin konuşması sonrası açıklamalarda bulunan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tutuklanmasına ilişkin: “Bugün meclis açılışımızı ne yazık ki demokrasi adına oldukça zorlu ve düşündürücü bir gündemle gerçekleştiriyoruz. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey, geçen hafta salı sabahı gözaltına alınmış, 4 günlük gözaltı süresinin ardından tutuklanmış ve şu anda iddianamesini ve yargılanmasını beklemektedir. 2 yıllık görev süresi boyunca defalarca yurt dışına çıkıp geri dönen, delil karartma ya da kaçma şüphesi bulunmayan bir kişinin, üstelik bir büyükşehir belediye başkanının, 9-10 yıl öncesine dayanan iddialarla tutuklanması kamu vicdanını zedelemektedir. Bizler her zaman şunu ifade ettik: Masumiyet karinesi esastır. Suçu ispatlanana kadar herkes masumdur. Elbette herkes yargılanabilir ve yargılanmalıdır. Ancak bu süreçlerin hukuk kuralları çerçevesinde yürütülmesi gerekir. Kişi suçluysa cezasını çeker, ancak suçsuzsa peşinen cezalandırılmış olur ki bu kabul edilemez. Demokrasimiz adına bu durum son derece üzücüdür. Sandıkla gelenin sandıkla gitmesi gerektiğine inanıyoruz. Geçmişte, 1998 yılında dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında yaşanan süreçlerde de benzer tartışmalar olmuş, o dönemde de hukukun üstünlüğü savunulmuştur. Bizler bugün de aynı noktadayız. Tutuksuz yargılanmanın esas olması gerektiğini düşünüyor, belediye başkanımızın da bu kapsamda değerlendirilerek tutuksuz yargılanmasını talep ediyoruz.” dedi.
Başkan Erkan Aydın konuşmasının devamında grup sözcülerinin taleplerine ilişkin: “İsmail Başkanın Kurban Bayramı satışlarıyla ilgili söylediği şekilde arkadaşlar, 13, 17 ve 20 Nisan tarihlerinde, toplam 6 iş günü içerisinde kurbanlık padok (kodra) satışlarımız başlayacak. Burada daha önce düzenli olarak katılanlar var. Bir önceki dönemde gelemeyen, mazereti olanlar da olacak. Onlar da başvurularını yapabilecek. Ayrıca yeni katılacak olanlar için de süreç açık olacak. 27 Nisan saat 12.00’den itibaren hayvan sahipleri iş yerlerine başvurularını yapacaklar. Bayrama 10 gün kala satış süreci başlayacak, 5 gün sonra da durdurulacak. Fiyatlar ise mevcut duruma göre %35 oranında zamlı olarak uygulanacak.” dedi.
